Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
cold work
space astronomy
roof flaps
sieved tomatoes
no coplanar(es)
barco ardiente
multiple system atrophy
Barrier filter
hadal zone
humpback red snapper
keep on!
electrical impulses
sonar conocido
case cover
actuating cam
verschorft
Major General
Profit Sharing
corrosion proof
Floating debris
strut mounts
driven in front
stereo vision
error circular
poder destructor
keep on!
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"keep on!"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Konuşma Dili
1
Konuşma Dili
keep on!
expr.
devam!
"keep on!"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
keep eye on
f.
göz kulak olmak
2
Genel
keep on the right side of
f.
suyuna gitmek
3
Genel
keep on
f.
sebat etmek
4
Genel
keep tabs on
f.
takip etmek
5
Genel
keep one's mind on
f.
kafasına takmak
6
Genel
keep an eye on
f.
dikkat etmek
7
Genel
keep tabs on
f.
izlemek
8
Genel
keep an eye on
f.
göz kulak olmak
9
Genel
keep something on the back burner
f.
sonra çalışmak üzere şimdilik ertelemek
10
Genel
keep a tab on
f.
gözetlemek
11
Genel
keep on at somebody
f.
üstüne varmak
12
Genel
keep on at
f.
sıkboğaz etmek
13
Genel
keep on saying
f.
dilinden düşürmemek
14
Genel
keep one's eye on
f.
göz kulak olmak
15
Genel
keep something on the back burner
f.
daha sonra bakmak üzere bir kenara koymak
16
Genel
keep on
f.
diretmek
17
Genel
keep a close watch on
f.
sıkı bir gözetim altında tutmak
18
Genel
keep tabs on
f.
gözetlemek
19
Genel
keep on
f.
devam etmek
20
Genel
keep a tight rein on
f.
kontrol altında tutmak
21
Genel
keep a tab on
f.
takip etmek
22
Genel
keep a tight rein on
f.
ensesinde boza pişirmek
23
Genel
keep a tight rein on
f.
dizginlemek
24
Genel
keep an eye on
f.
gözü üzerinde olmak
25
Genel
keep on
f.
sürdürmek
26
Genel
keep an eye on
f.
gözetlemek
27
Genel
keep a tab on
f.
izlemek
28
Genel
keep an eye on
f.
gözünü ayırmamak
29
Genel
keep tabs on
f.
gözünü sürekli üstünde tutarak herşeyden haberdar olmak
30
Genel
keep on enemy guessing
f.
düşmanı şaşırtmak
31
Genel
keep something on
f.
bir şeyi kullanmaya devam etmek
32
Genel
keep an eye on
f.
gözü (bir şeyin) üstünde olmak
33
Genel
keep on and on (saying the same thing)
f.
diline dolamak
34
Genel
keep on running down (someone)
f.
diline dolamak
35
Genel
keep on saying (the same thing)
f.
dile dolamak
36
Genel
keep an eye on (someone)
f.
dikkat etmek
37
Genel
keep on saying (the same thing)
f.
diline dolanmak
38
Genel
keep on at
f.
başını şişirmek
39
Genel
keep someone on the forefront
f.
gözönünde tutmak
40
Genel
keep on
f.
çıkarmamak
41
Genel
keep an eye on
f.
gözkulak olmak
42
Genel
keep on
f.
çalıştırmaya devam etmek
43
Genel
keep tabs on
f.
dikkatlice gözlemek böylece gelişmelerden haberdar olmak
44
Genel
keep one's mind on
f.
zihnini toplamak
45
Genel
keep one's mind on
f.
düşüncelerini belli bir nokta üzerinde yoğunlaştırmak
46
Genel
keep one's mind on
f.
kafasını belli bir yere vermek
47
Genel
keep on the right side of
f.
sağ kolu olmak
48
Genel
keep one's finger on the pulse
f.
bilincinde olmak
49
Genel
keep one's finger on the pulse
f.
vakıf olmak
50
Genel
keep on the right side of the law
f.
yasalara uygun davranmak
51
Genel
keep on the right side of
f.
arkadaşça olmak
52
Genel
keep on the right side of
f.
canını sıkmamak
53
Genel
keep someone on one's feet
f.
ayakta durmasına neden olmak
54
Genel
keep someone on one's feet
f.
ayakta tutmak
55
Genel
keep someone on the hop
f.
diken üstünde tutmak
56
Genel
keep oneself updated on the latest developments
f.
yenilikleri takip etmek
57
Genel
keep oneself updated on the latest developments
f.
son gelişmeleri takip etmek
58
Genel
keep on rising
f.
yükselmeye devam etmek
59
Genel
keep on doing
f.
yapmaya devam etmek
60
Genel
keep one's eye on the ball
f.
gözünü toptan ayırmamak
61
Genel
keep on seeing someone
f.
görüşmeye devam etmek
62
Genel
keep on talking with someone
f.
görüşmeye devam etmek
63
Genel
keep on dating
f.
(sevgili vb) görüşmeye devam etmek
64
Genel
keep on walking
f.
yürümeye devam etmek
65
Genel
keep on the left side of something
f.
bir şeyin solundan gitmek
66
Genel
keep on the left-hand side of something
f.
bir şeyin solunda kalmak/olmak
67
Genel
keep on the left side of something
f.
bir şeyin solunda kalmak/olmak
68
Genel
keep on the left-hand side of something
f.
bir şeyin solundan gitmek
69
Genel
keep the light on
f.
ışığı açık tutmak
70
Genel
keep on walking
f.
yürümeye devam etmek
71
Genel
keep something on the agenda
f.
bir şeyi gündemde tutmak
Öbek Fiiller
72
Öbek Fiiller
keep on someone about something
f.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
73
Öbek Fiiller
keep on someone about something
f.
başının etini yemek
74
Öbek Fiiller
keep on top of something
f.
bir şeyden (gelişmeler vb) haberdar olmak
75
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
76
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
77
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
başının etini yemek
78
Öbek Fiiller
keep on
f.
ilerlemek
79
Öbek Fiiller
keep on
f.
ilerlemeye devam etmek
80
Öbek Fiiller
keep on
f.
kafa ütülemek
81
Öbek Fiiller
keep on
f.
(bir konuda) konuşmayı ısrarla sürdürmek
82
Öbek Fiiller
keep on
f.
(bir konuda) konuşmayı üstelemek
83
Öbek Fiiller
keep on
f.
(birinin) başının etini yemek
84
Öbek Fiiller
keep on
f.
sürekli hatırlatmak
85
Öbek Fiiller
keep someone on (something)
f.
birini çalışan olarak tutmaya devam etmek
86
Öbek Fiiller
keep on
f.
'-e dikkat kesilmek
87
Öbek Fiiller
keep on
f.
sürekli teşvik etmek
88
Öbek Fiiller
keep on something
f.
bir şeyle yakından ilgilenmek
89
Öbek Fiiller
keep on
f.
üzerinde kalmasına yardım etmek
90
Öbek Fiiller
keep on
f.
açmak
91
Öbek Fiiller
keep on
f.
izlemeye/gözlemlemeye devam etmek
92
Öbek Fiiller
keep on
f.
takip etmeye devam etmek
93
Öbek Fiiller
keep on
f.
üzerinde kalmak
94
Öbek Fiiller
keep on something
f.
düşmeden bir şeyin üstünde durmak
95
Öbek Fiiller
keep on
f.
başının etini yemek
96
Öbek Fiiller
keep on
f.
çalışır vaziyette tutmak
97
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birini bir şeyi yapması için sürekli teşvik etmek
98
Öbek Fiiller
keep on something
f.
bir şeyin üzerinde kalmak
99
Öbek Fiiller
keep someone on (something)
f.
birini çalıştırmaya devam etmek
100
Öbek Fiiller
keep on
f.
-in üzerinde tutmak/saklamak
101
Öbek Fiiller
keep on
f.
giymeye devam etmek
102
Öbek Fiiller
keep someone on (something)
f.
birinin bir şeyin üzerinde kalmasına yardım etmek
103
Öbek Fiiller
keep on something
f.
bir şeye dikkatini vermek
104
Öbek Fiiller
keep on
f.
-den gözünü ayırmamak
105
Öbek Fiiller
keep on
f.
düşmeden üstünde durmak
106
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birine bir şeyi yapması için sürekli dırdır etmek
107
Öbek Fiiller
keep on
f.
üstünden çıkaramamak
108
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birinin başının etini yemek
109
Öbek Fiiller
keep on
f.
çalıştırmak
110
Öbek Fiiller
keep on
f.
sürekli giymek zorunda kalmak
111
Öbek Fiiller
keep on
f.
düşmeden üstünde durmasını sağlamak
112
Öbek Fiiller
keep on
f.
'-in üstünde depolamak
113
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birinin bir şeyi yapmasını sürekli hatırlatmak
114
Öbek Fiiller
keep someone on (something)
f.
birinin düşmeden bir şeyin üstünde durmasını sağlamak
115
Öbek Fiiller
keep on something
f.
bir şeyin başında durmak/tepesinde dikilmek
116
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(birinin bir şeyi) yapmasını sürekli hatırlatmak
117
Öbek Fiiller
keep on with (something)
f.
(bir şeye) devam etmek
118
Öbek Fiiller
keep on at (one)
f.
(birini) sıkboğaz etmek
119
Öbek Fiiller
keep on with (something)
f.
(bir şeyi) sürdürmek
120
Öbek Fiiller
keep on with
f.
'-i azimle/ısrarla devam ettirmek
121
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(bir konuda birinin) peşini bırakmamak
122
Öbek Fiiller
keep on with
f.
'-i devam ettirmek
123
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(birini bir konuda) sürekli teşvik etmek
124
Öbek Fiiller
keep on at (one)
f.
(birini) sıkıştırmak
125
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(bir konuda birini) sürekli motive etmek
126
Öbek Fiiller
keep on at (one)
f.
(birinin) başının etini yemek
127
Öbek Fiiller
keep on with (something)
f.
(bir şeyi) azimle/ısrarla devam ettirmek
128
Öbek Fiiller
keep on at (one)
f.
(birinin) kafasını ütülemek
129
Öbek Fiiller
keep on with (something)
f.
(bir şeyi) devam ettirmek
130
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(bir şeyi) yapması için (birine) dırdır etmek
131
Öbek Fiiller
keep on with
f.
-e devam etmek
132
Öbek Fiiller
keep on with (something)
f.
(bir şeyde) azimli/kararlı olmak
133
Öbek Fiiller
keep on at (one)
f.
(birine) sürekli hatırlatmak
134
Öbek Fiiller
keep on with
f.
'-de azimli/kararlı olmak
135
Öbek Fiiller
keep on with
f.
'-i sürdürmek
136
Öbek Fiiller
keep on at (one)
f.
(birini) sürekli teşvik etmek
137
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(bir konuda birini) sürekli sıkıştırmak/dürtmek
138
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(birinin bir konuda) başının etini yemek
139
Öbek Fiiller
keep on at (one)
f.
(birinin) başını şişirmek
İfadeler
140
İfadeler
keep calm and carry on
expr.
sakin olun ve ortalığı velveleye vermeyin
141
İfadeler
keep on following
expr.
takipte kal
Konuşma Dili
142
Konuşma Dili
keep tabs on
f.
yakından takip etmek
143
Konuşma Dili
keep tabs on
f.
takip etmek
144
Konuşma Dili
keep tabs on
f.
hareketlerini izlemek
145
Konuşma Dili
keep tabs on
f.
gelişmeleri yakından izlemek
146
Konuşma Dili
keep an eye on
f.
göz kulak olmak
147
Konuşma Dili
keep on about something
f.
kafa şişirmek
148
Konuşma Dili
keep on at somebody (to do something)
f.
(bir şey yapması için) birinin başının etini yemek
149
Konuşma Dili
keep on about something
f.
kafa ütülemek
150
Konuşma Dili
keep on about something
f.
kafa açmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of keep on!
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy